Yağız Aydın
Ankara / İstanbul
gönlü kuzeyde
müziğe düşkün, sinemaya tutkun
şiire yakın
hiçbir Yerli

Facebook Twitter Instagram trntbl.me Arşiv/Archive

Home    Info    Ask
About: 

"Spin Madly On" theme by Margarette Bacani. Powered by Tumblr.

Remedios Silva Pisa -  Naci En Alamo 

(Source: kedidirokedi / dileks)

Radio Tarifa - Sin Palabras

(Source: kedidirokedi / coka)

9,635 plays

Ezginin Günlüğü, Seni Düşünmek Güzel Şey

Anonymous asked: müzikleri rastgele çalmanın bir yolu olmalı.

www.trntble.me/kedidirokedi

Başıbozuk - Yak Işıkları

“Ne hâlimi arz etmeye cür’et edebiliyorum, ne de feryad etmeye tâkatim var. Ne vuslat umudu için gayrete geliyorum, ne de ayrılığa güç yetirebiliyorum.’”Kitab-ı Aşk, İskender Pala
“İnsan ne yaparsa yapsın, hangi özlemi, kırgınlığı ya da hikayeyi göze alırsa alsın hep bir tek sevgiliyi sever bir ömür boyunca. Bir aşkın, bir tutkunun yansımaları kendi sonsuzumuza dek yaşar içimizde, yeni sevdalara ya da yanılsamalara doğru taşınır kimi söylenememiş tümceler.”Mario Levi, En Güzel Aşk Hikayemiz
“Bak canım ben seni seviyorum. Daha o kadar çok gezeceğimiz yer, okuyacağımız kitap, içeceğimiz içki, dinleyeceğimiz müzik, seveceğimiz çocuk, izleyeceğimiz film var ki.. Delilik bu yaptığın.”Ali Lidar

(Source: adidasmontum, via biratesbocegi)

“Ve bir gün her şey bitti… O kadar basit , o kadar katı bir şekilde bitti ki, ilk anda işin azametini anlamak benim için mümkün olmadı… Yalnız biraz şaşırdım , bir hayli üzüldüm ; fakat bu hadisenin hayatım üzerinde bu kadar büyük , bu kadar değişmez bir tesiri olacağını asla düşünmedim.”Sabahattin Ali , Kürk Mantolu Madonna
" Belki dört saatten beri yürüyordum. Ne diye yoldan ayrılıp buraya saptığımın, niçin geri dönmediğimin farkında değildim. Başımın yanması azalmış, burnumun kökünde hissettiğim karıncalanma geçmişti. Yalnız içimde müthiş bir boşluk hissi vardı. Hayatımın en dolu, en manalı zannettiğim bir devresi birdenbire boşalmış, bütün manasını kaybetmişti. En tatlı emellerinin tahakkukunu gördüğü bir rüyadan acı hakikate uyanan bir insan gibi içim çekiliyordu. Ona hakikaten dargın değildim; asla kızmıyordum. Sadece müteessirdim. “Bunun böyle olmaması lazımdı” diyordum. Demek ki beni bir türlü sevemiyordu. Hakkı vardı. Beni hayatımda hiç, hiç kimse sevmemişti. Zaten kadınlar pek acayip mahluklardı. Bütün hatıralarımı toplayarak bir hüküm vermek istediğim zaman, kadınların hiçbir zaman sahiden sevemeyecekleri neticesine varıyordum. Kadın sevebileceği zaman sevmiyor, ancak tatmin edilmeyen arzulara üzülüyor, kırılan benliğini tamir etmek istiyor, kaybedilen fırsatlara yanıyor ve bunlar ona aşk çehresi altında görünüyordu.”

Sabahattin Ali

" Belki dört saatten beri yürüyordum. Ne diye yoldan ayrılıp buraya saptığımın, niçin geri dönmediğimin farkında değildim. Başımın yanması azalmış, burnumun kökünde hissettiğim karıncalanma geçmişti. Yalnız içimde müthiş bir boşluk hissi vardı. Hayatımın en dolu, en manalı zannettiğim bir devresi birdenbire boşalmış, bütün manasını kaybetmişti. En tatlı emellerinin tahakkukunu gördüğü bir rüyadan acı hakikate uyanan bir insan gibi içim çekiliyordu. Ona hakikaten dargın değildim; asla kızmıyordum. Sadece müteessirdim. “Bunun böyle olmaması lazımdı” diyordum. Demek ki beni bir türlü sevemiyordu. Hakkı vardı. Beni hayatımda hiç, hiç kimse sevmemişti. Zaten kadınlar pek acayip mahluklardı. Bütün hatıralarımı toplayarak bir hüküm vermek istediğim zaman, kadınların hiçbir zaman sahiden sevemeyecekleri neticesine varıyordum. Kadın sevebileceği zaman sevmiyor, ancak tatmin edilmeyen arzulara üzülüyor, kırılan benliğini tamir etmek istiyor, kaybedilen fırsatlara yanıyor ve bunlar ona aşk çehresi altında görünüyordu.”

Sabahattin Ali

“İyi bir şey mi olacak acaba? Hop ediyor insanın içi. Ama işte…
Acı mühim değil, umut yoruyor insanı.”
Ece Temelkuran, Kelebek İhtimali 

(Source: kedidirokedi)

“Her insanın her ilişkide bir başka türlü ö l d ü ğ ü n ü, bir başka türlü tükendiğini düşünüyorum belki de bu yüzden. Bir şeyler sarsılıyor, adını bir türlü koyamadığım bir şeyler bir kez daha yıkılıyor sonra yalnızlıklardan örülü bu küçük ve sessiz sedasız yaşantımızda.”Mario Levi, En Güzel Aşk Hikayemiz
“Bir yandan da artık ona dokunmak bakmaktır, derim.”Hasan Ali Toptaş, Kayıp Hayaller Kitabı
“Hemen her şeyiyle dünyaya benzeyen yalan bir dünyada mı yaşıyorum yani, yalan bir kasabanın sokaklarını mı dolaşıyorum her gün, varıp bir merdiven diye bir yalanın basamaklarından mı iniyorum sözgelimi, bir yalanın suyuyla ellerimi yıkıyorum tulumbanın başında? Belki diyorum kimi zaman içimde gezinen içli bir sesle, ölmesine çoktan öldüm de ben bir gerçeğin saklısındayım şimdi..Tut ki tozlu bir merteğin çürük bir budağıyım da tavanda uğul uğul uğulduyorum kendi kendime konuşur gibi ve bu uğultularımı kelimelere çeviriyor da gayretkeş birisi, işte sen dinlemiyorsun…
..
Belki de kasabanın üstünde asa tıkırtılarını andıran yorgun kanat sesleriyle uçup duran bir kuşum artık ben, miniminnacık bir bulutum, ya da ne bileyim, sokaklarda savrulan herhangi bir şeyin hâlâ görülememiş herhangi bir yanıyım..”
Hasan Ali Toptaş, Kayıp Hayaller Kitabı
“…
Böyle acz içindeyken odamda her şey bana küçüklüğümü ve zavallılığımı haykırıyor.
Sokağa fırlıyorum. Bir tek çehre görsem de yanında yürüsem, hiç ses çıkarmadan yürüsem diyorum. Halbuki ara sıra karşılaştığım ahbapları görmemezliğe geliyorum. Hiçbiri bana bu anda yardıma çağrılacak kadar yakın görünmüyor. Bilmem beni anlıyor musunuz ?”
—Sabahattin Ali

(via somelyusuf-deactivated20120720)

 
Web Statistics